İngilizce mülakat

İngilizce mülakattaki on iki soru, çevirisiyle ve gerçekten duymak istedikleriyle

İngilizce bir iş mülakatı pratikte on iki sorudan oluşur. Kelimeler değişir, şirket değişir, liste aynı kalır: kimsiniz, neden ayrılıyorsunuz, neden burası, bir başarısızlık, bir itiraz, maaş, sizin sorularınız. Aşağıda on ikisi de Türkçe çevirisiyle ve İngilizce konuşan bir mülakatçının beklediği cevap biçimiyle duruyor. O biçim, Türkçede kurduğumuz cümlenin tam tersidir: ana fikir başta, gerekçe sonra.

On iki soru, çevirisiyle

In EnglishTürkçesiAslında ne soruluyor
Tell me about yourself.Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?Bu pozisyona yönelik iki dakikalık bir kariyer özeti; hayat hikâyesi değil.
Walk me through your resume.Özgeçmişinizi adım adım anlatır mısınız?Duraklar sırayla, her birinde sizin verdiğiniz bir karar.
Why are you leaving your current job?Şu anki işinizden neden ayrılıyorsunuz?Sizi buraya çeken bir neden ve oradan iten bir neden; kimseyi kötülemeden.
Why do you want to work here?Neden burada çalışmak istiyorsunuz?Ürün ya da ekip hakkında somut bir ayrıntı; sitedeki misyon cümlesi değil.
What are your strengths?Güçlü yönleriniz neler?İki güçlü yön, her biri bir örnekle, sonunda geri almadan.
What is your biggest weakness?En büyük zayıf yönünüz nedir?Gerçek bir zayıflık ve onu nasıl telafi ettiğiniz, iki cümlede.
Tell me about a time you failed.Başarısız olduğunuz bir durumu anlatır mısınız?Somut bir başarısızlık, sizin payınız ve sonrasında neyi değiştirdiğiniz.
Tell me about a time you pushed back.Bir karara itiraz ettiğiniz bir durumu anlatır mısınız?Sizden kıdemli birine nasıl hayır dediğiniz, hangi cümleyle ve sonuç ne oldu.
How do you handle pressure?Baskıyla nasıl başa çıkarsınız?Gerçek bir teslim tarihinden bir örnek; karakterinizin tarifi değil.
Where do you see yourself in five years?Beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?Bu pozisyonla uyumlu bir yön.
What are your salary expectations?Maaş beklentiniz nedir?Pozisyonun para biriminde bir aralık, bir kez ve özür dilemeden söylenmiş.
Do you have any questions for us?Bize sormak istediğiniz bir şey var mı?Evet. İşin kendisiyle ilgili üç soru.

Cevap Türkçeden yola çıkınca nerede kayboluyor

Soruları anlamak sorun değil. Sorun, Türkçenin iyi bir cevabı başka bir sırayla kurması ve İngilizcede tam karşılığı olmayan birkaç alışkanlığı beraberinde getirmesi.

Yüklem sonda, ana fikir de sonda

Türkçede fiil cümlenin sonunda gelir ve cevap da çoğu zaman öyle kurulur: önce bağlam, sonra gerekçe, en sonda karar. İngilizce dinleyen mülakatçı ilk yarım dakikayı cevap sayar; orada sizin bir kararınız yoksa not düşer. Kararla başlayın: «I moved the team to weekly releases, because…»

«I am agree» ve eksik yardımcı fiil

Katılıyorum tek kelime olduğu için İngilizcede fazladan «am» eklenir: «I am agree» yerine «I agree». Tersi de olur: «I working on payments now» – burada «am» eksiktir. İkisi de ilk dakikada, kendinizi tanıtırken çıkar ve dikkat çeker.

Artikeller: a, an, the

Türkçede artikel yok, bu yüzden «I led project for bank» gibi cümleler kurulur. Doğrusu «I led a project for a bank». Anlam kaybolmaz ama akıcılık izlenimi zedelenir; en azından ilk tanıtım cümlelerinizi artikelleriyle ezberleyin.

tell / say, make / do

Söylemek ve demek ikisi de «say» ya da «tell» olabilir: «He said me» yanlış, «He told me» ya da «He said to me» doğru. Yapmak için de ikisi var: «I made a mistake», ama «I did the analysis». Başarısızlık hikâyesi tam bu fiillerin üzerinde durur.

Mütevazılık ve «inşallah» temkini

«I think maybe I can try to help» Türkçede kibar ve alçakgönüllü bir cümledir. İngilizce mülakatta özgüven eksikliği gibi okunur. «Hopefully», «I will try» gibi temkinli ifadeleri güçlü yönler sorusundan çıkarın: «I can lead this migration, I did it at my last company.»

«Biz» ile anlatmak

Sistemi taşıdık, maliyeti düşürdük. Türkçede ekip ruhu gösterir. Mülakatçı ise tam olarak hangi fiilin sizin olduğunu arıyor. «I proposed», «I led» deyin, sonra takıma hakkını verin.

Online mülakatta yapay zeka: Zoom, Google Meet ve Teams’te canlı cevaplar

Soru sorulurken ekranda, çevirisiyle

Trippi Cue, Google Meet, tarayıcıdaki Zoom ve tarayıcıdaki Microsoft Teams mülakatları için bir Chrome eklentisidir. Görüşmenin sekmesinde simgesine tıklarsınız; o andan itibaren yalnızca o sekmenin sesini dinler – görüşmenin zaten çaldığı sesi. Mikrofonunuz hiç istenmez, görüşmeye bot katılmaz, katılımcı eklenmez.

Görüşmenin üzerindeki bir pencerede mülakatçının her cümlesi tanındığı haliyle, altında Türkçe çevirisiyle, ilk dakikadan itibaren görünür. Copilot bir sorunun size yöneltildiğine karar verdiğinde kısa bir kart çıkar: iki üç madde, Türkçe ya da İngilizce, hangisini seçerseniz. Kart son birkaç dakikaya ve görüşmeden önce yazdığınız nota dayanır – pozisyon, şirket, dönmek istediğiniz proje. Kart ana fikri başa koyar. Bu bir iskelettir, metin değil: İngilizce cümleyi siz kurarsınız.

Yapmadıkları: Zoom ve Teams masaüstü uygulamalarında çalışmaz, yalnızca tarayıcıda çalışır. Hiçbir şey kaydetmez, ses saklamaz; tanınan metin ve kartlar 30 gün tutulur, sonra otomatik silinir. Kendini gizlemez: sekmeyi ya da tüm ekranı paylaşırsanız pencere görünür. Mülakatta yardım kullanmaya dair tutumumuz sorumlu kullanım sayfasında.

Görüşmeden önce, beş dakikada

  1. 1On iki sorunun cevaplarını yazın ve bir kez yüksek sesle, İngilizce söyleyin.
  2. 2İki hikâye hazırlayın: bir başarısızlık ve bir itiraz. Her biri bir cümle.
  3. 3Trippi Cue kullanacaksanız notu yazın: pozisyon, şirket, dönmek istediğiniz proje, maaş aralığınız. Görüşmede simgeye bir tık.
  4. 4Bağlantı masaüstü uygulamasını açıyorsa görüşmeye tarayıcıdan katılın.

FAQ

Sık sorulan sorular

Mülakatı gerçek zamanlı çeviriyor mu?+

Evet. Tanınan her cümle altında çevirisiyle, ilk dakikadan itibaren görünür. Dili pencerenin başlığından, görüşme sırasında da değiştirebilirsiniz.

Cevabı Türkçe mi, İngilizce mi yazıyor?+

Seçtiğiniz dilde. Soru mülakatın dilinde kalır, kart seçtiğiniz dilde yazılır ve bunu görüşmenin ortasında değiştirebilirsiniz.

Zoom’da çalışıyor mu?+

Tarayıcıdaki Zoom’da evet; ilk seferde Chrome bir kez izin ister. Zoom masaüstü uygulamasında hayır: bir Chrome eklentisi onu duyamaz.

Mülakatçı bunu anlar mı?+

Eklenti kendini gizlemez ve öyle bir iddiası yok. Mülakatçı kameranızı ve paylaştığınız şeyi görür; görüşme sekmesini paylaşırsanız pencere görünür. Her cevaptan önce aynı uzunlukta bir duraklama da fark edilir. Ayrıntılar sorumlu kullanım sayfasında.

Mülakatı saklıyor mu?+

Ses kaydı yapılmaz. Tanınan metin, not ve kartlar 30 gün tutulur, sonra kendiliğinden silinir; hesabı silmek onları daha erken siler.

Sonra okuyun

Bir sonraki mülakat, soru gözünüzün önünde

Trippi Cue Chrome Web Store’da: yükleyin, görüşmede simgeye tıklayın, soruyu okuyun.

Add to Chrome